Tüp Bebek Tedavisi

tüp-bebek-tedavisi-03Çocuk sahibi olma istemi ile tüp bebek merkezine başvuran çifte öncelikle nedene yönelik bir tedavi önerilir. Açıklanamayan infertilite söz konusu ise; üremeye yardımcı genel tedaviler uygulanabilir.

Bu tedaviler;

1.Yumurtlama Takibi ve Zamanlanmış İlişki

Hastaya adetinin 2. ya da 3. gününde ultrason çekilir. Yapılan ultrasonografide rahim içinde ya da yumurtalıklarda tedaviye başlamak için bir engel yoksa hastaya yumurtalıkları uyarmak için ağızdan alabileceği ilaçlar verilir. Bu süre içinde belirli aralıklarla ultrason takibi yapılır.

2. Aşılama (İntra Uterin İnseminasyon-IUI) :

Sperme ait sayı, hareket, şekil ile ilgili hafif bozukluk durumlarında, rahim ağzı mukusta problem (sperm öldüren antikor) varlığında, cinsel ilişkiye girememe ve açıklanamayan infertilitede uygulanan bir yöntemdir. Bu yöntemle kadının yumurtaları hormonlarla uyarılır ve yumurtaların gelişimine göre işlemin uygulanacağı zaman belirlenir. Erkekten alınan sperm örneği özel laboratuvar işlemlerinden geçirilerek kalite ve hareketlilik artırılır. Hızlı hareket eden sağlıklı spermler işlemde kullanılmak üzere ayrıştırılır. Hazırlanan sperm, muayene pozisyonunda özel bir kanül yardımı ile kadının rahmine verilir ve işlemden sonra hasta yatarak yarım saat dinlendirilir. Bu işlemin başarı oranı da kişiden kişiye değişiklik gösterir.

3.IVF (In Vitro Fertilizasyon-Tüp Bebek) :

Bu yöntemde; hormonlar aracılığı ile uyarılan yumurtalar belirli aralıklarla yapılan ultrasonografi ile gelişimleri takip edilir. Folikül adı verilen yumurta kesecikleri belirli büyüklüğe ulaştığında yumurta toplama işlemi hazırlıklarına geçilir. Yumurtaların olgunlaşmasında rol oynayan Çatlatma İğnesi uygulamasını takip eden 35.- 36. saatte Yumurta Toplama İşlemi gerçekleşir. Elde edilen yumurtalar laboratuvar şartlarında özel solüsyonlar içinde toplanır. 37 derece vücut sıcaklığında, embriyo için uygun gaz karışımı içeren kabinlerde (inkübatör) bekletilir. Nemli ve karanlık bir ortama sahip olan bu inkübatörler anne rahmini taklit etmektedir. Diğer taraftan hastanın eşinden alınan spermler laboratuarda özel işlemlerden geçerek hazırlanır.

Hazırlık işlemlerinden sonra yumurtalar ile spermler mikroskop altında bir araya bırakılarak döllenmesi beklenir. Her bir yumurta etrafında 50.000-100.000 sperm olması gerekir. İşlemden sonraki gün yumurtaların döllenmeleri, takip eden günlerde ise bölünmeleri kontrol edilerek tüm bilgiler hasta kaydına geçirilir.

Embriyolog ve jinekologlar tarafından belirlenen uygun zamanda (işlemi takip eden ikinci, üçüncü, dördüncü veya beşinci gün) en kaliteli embriyolar seçilir. Uygun sayıda embriyo ince bir kanül vasıtası ile rahim içerisine yerleştirilir. Transfer edilecek embriyo sayısı, anne adayının yaşına, embriyoların kalitesine ve önceki denemelere göre değişiklik gösterir. Normal uygulamalarda bu sayı en fazla üç embriyo olarak sınırlandırılır.

tüp-bebek-tedavisi-014.ICSI (İntrastoplazmatik sperm enjeksiyonu- Mikroenjeksiyon) :

Semen örneğindeki sperm sayısının, hareketliliğinin ve normal yapıdaki sperm sayısının az olduğu ya da normal sayıda sperm olmasına rağmen spermlerin yumurtayı döllemede başarısız olduğu durumlarda uygulanan bir yöntemdir. Mikroenjeksiyon işlemi uygulanacak yumurtaların olgun olup olmadıkları önceden tespit edilmelidir. Düzgün yapısal özellik gösteren sperm mikroskop altında yüksek büyütme ile seçilerek alınıp yumurta içine enjekte edilir. Bu işlemde tek bir sperm hücresi ile tek bir yumurtanın döllenmesi sağlanır. Bundan sonra ise IVF uygulamasında olduğu gibi ertesi gün döllenmeler, sonraki günlerde ise bölünmeler takip edilir. En iyi kalitedeki uygun sayıda embriyo anne adayının rahmine yerleştirilir

  • Döllenmiş yumurta;

Sperm, yumurta hücresine girdikten 16-20 saat sonra döllenmenin belirtisi olan 2 adet “pronükleus” görünür hale gelir. Pronükleuslardan biri anneye, diğeri ise babaya ait genetik materyali, yani kromozomları içermektedir. Saat ilerledikçe bu ikisi birbiri içine geçerek birleşirler ve yavruya ait kromozomları oluştururlar.

  • İki hücreli dört hücreli sekiz hücreli;

Meydana gelen embriyo yaklaşık 26 saat sonra ilk bölünmesini gerçekleştirerek 2 hücreyi oluşturur. Bundan sonraki gün 4 hücre, üçüncü günde ise 8 hücreli şekli alır.

  • Beş günlük embriyo;

Dört günlük embriyoda hücre sayısı gözle ayırt edilemez, beş günlük embriyo ise içi su dolu bir balona benzer ve blastosist adını alır.

  • Altı günlük embriyo;

Embriyonun anne rahmine tutunması, kendisini çepeçevre saran zarı yırtarak dışarı çıkması ve rahim içi duvara yapışması yoluyla olur.

5.Semende hiç sperm yoksa uygulanacak tedaviler:

Semende sperm bulunmaması azoospermi olarak bilinir. Spermi taşıyan kanallarda tıkanıklık veya testislerdeki sperm yapımı bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkar. Tedavi yöntemi mikroenjeksiyondur. Bu tedavi yönteminde spermin elde edilmesi ürolog tarafından gerçekleştirilen ve TESA ya da TESE olarak bilinen cerrahi işlemlerle sağlanır. Günümüzde tüp bebek merkezlerine başvuran çiftlerin yaklaşık %5’i bu yöntemlerle tedavi edilmektedir.

  • TESA (Testiküler Sperm Aspirasyonu):

Sperm hücrelerini taşıyan kanalların tıkalı, gelişmemiş olması veya çok az sayıda sperm üretimi nedeniyle erkekten alınan semen içerisinde sperm bulunmaması durumunda, testislerden iğne ile sıvı çekilip sperm hücresi elde edilmesi yöntemidir.

Operasyon lokal anestezi altında gerçekleştirilir, hasta aynı gün içerisinde normal hayatına devam edebilir. Bu yöntemle elde edilen olgun veya gelişmekte olan spermler, ICSI (mikroenjeksiyon) yönteminde kullanılır.

  • TESE (Testiküler Sperm Ekstraksiyonu):

TESA yöntemi ile sonuç alınamadığında veya ileri düzeyde sperm üretimi eksikliği olan durumlarda, testislerden cerrahi müdahale ile parça alınması yöntemidir. Operasyon lokal anestezi altında gerçekleştirilir, hasta aynı gün içerisinde normal hayatına devam edebilir. Bu işlem, ameliyat mikroskobu ile incelenerek testislerden küçük doku parçacıkları alınması anlamına gelir. Ameliyat mikroskobunun kullanılması, sperm bulunma ihtimalinin yüksek olduğu doku bölgelerinin daha kolay ayırt edilmesini sağlar. Aynı zamanda dokuyu besleyen damarlarda da hasar en aza indirilmiş olur. Alınan doku parçacıkları mikroskop altında daha ileri düzeyde bir incelemeye tabi tutulur. Sperm hücresi bulunduğu taktirde ICSI (mikroenjeksiyon) yönteminde kullanılmak üzere çeşitli hazırlık aşamalarından geçirilir.

  • Mikro Tese Yöntemi :

tüp-bebek-tedavisi-04Çocuk sahibi olamayan azospermik erkekler ‘mikroskobik testiküler sperm ekstrasyonu’ denilen “mikro tese” yöntemiyle çocuk sahibi olabilmekteler. Tıkanıklığa bağlı olmayan durumlarda ise testislerde sperm üretimi ya hiç yokturya da belirli alanlarda çok sınırlı sayıda olmaktadır. Bazı tübüllerde hiç üretim olmazken bazılarında az sayıda sperm olabilmektedir. Menisinde sperm olmayan erkeklerde, ameliyat mikroskobu kullanılarak testisinden sperm elde etmek için yapılan bu işlemde, sperm bulunan alanlar daha kolay tanımlanarak sperm elde edilebilmektedir. Anestezi altında yumurtalıklar açılarak mikroskop altında incelenir. Bu yöntemle yumurtalıkta sperm üretilen bölgeler daha iyi seçilmekte ve alınan doku miktarı daha az olduğundan çok sayıda alandan parça alınabilmektedir. Bu dokular laboratuarda embriyolog tarafından kesilerek kanalların içine dökülmüş ya da kanallara yapışık olan sperm hücreleri ayıklanarak mikroenjeksiyon işleminde kullanılır.

Bu yöntem testisin mikroskop ile incelenmesi sperm bulma şansını da yükseltmekte ve daha fazla sayıda sperm elde edilmesini sağlamaktadır. Diğer önemli bir konu da hastanın testisinden doku kaybının eski yönteme oranla daha az olmasıdır. Böylece, operasyonda testislerin en az zarar görmesi sağlanmakta, salgılanan testosteron hormonunun kandaki seviyesini azaltacak işlemlerden kaçınılmaktadır.

6.Tüp bebek tedavisinde uygulananan diğer yöntemler: 

  • Embriyo Tıraşlama

Embriyonun anne rahmine tutunması, kendisini çepeçevre saran zarı yırtarak dışarı çıkması ve rahim içi duvara yapışması yoluyla gerçekleşir. Embriyoyu saran bu zarın kalın ve anne yaşının ileri olduğu durumlarda ise tutunma güçleşiyor, hatta gerçekleşemiyor. Embriyo tıraşlama işlemi, mikroskop altında bu zarın inceltilmesi esasına dayanır.  

  • Blastosit Transferi

Döllenmeyi takip eden üç günde en az 5 adet çok kaliteli embriyo elde edildiyse uygulanabilen bir yöntemdir. Yumurta toplama işleminden sonraki beşinci günde yapılan bu transfer, en kaliteli embriyoların seçilmesinde yararlıdır. Bu yöntem ayrıca, çoğul gebeliklerin mümkün olduğunca önlenmesi bakımından da uygundur.

  • Embriyo Dondurma

Anne adayına en iyi kalitedeki embriyolar gerekli sayıda transfer edilmektedir. Geriye kalan embriyolardan dondurma işlemi için iyi kalitede olanlar dondurularak saklanabilir. İlk transfer işleminden sonra gebelik elde edilmemesi ya da ikinci çocuk istenmesi durumunda embriyolar çözülerek yeniden rahme yerleştirilebilir.

Bu işlem sayesinde yumurtalıkların ilaçlarla yeniden uyarılmasına ve yumurta toplama işlemine gerek kalmaz. Embriyoların, belirli zaman aralıklarında ve belirli ısılarda çeşitli solüsyonlardan geçirilerek soğuğa karşı direnç kazanmaları sağlanır. Daha sonra embriyo dondurma cihazına yerleştirilir. Yasalarla belirtilen süreye göre embriyolar bu şekilde 5 yıl saklanabilmektedir.

  • In vitro matürasyon

Bu yöntem yumurtaların vücut dışında olgunlaştırılmasıdır. Özellikle yumurtlamayı uyaran ilaçlara aşırı cevap veren ya da hiç vermeyen polikistik overi olan kadınlarda tercih edilir. Yumurtalar ilaç uyarısı yapılmadan toplanır ve laboratuar ortamında olgunlaştırılır.

  • Preimplantasyon genetik tanı (PGT ya da PGD)

Doğacak bebeğin kromozomal yapısının, yani hücrelerindeki genetik maddenin sağlam olup olmadığı, gebelik sürecinde bazı tarama testleri (ikili ve üçlü test) ve gebelik kesesinden alınan sıvıda bebeğe ait hücrelerin incelenmesiyle (amniosentez) araştırılmaktadır. Preimplantasyon genetik tanı, yani embriyonun anneye transferinden önce yapılan genetik inceleme, genetik hastalık taşıyıcısı veya hasta çocuk sahibi riskli çiftler için çok önemli bir tanı yöntemini oluşturur. Tekrarlayan gebelik kayıpları, ileri annelik yaşı, çok sayıda başarısız tüp bebek denemesi olan çiftlerde; PGT, önerilmektedir. Çiftler genetik hastalıkları dışlayan bu yöntem sayesinde sağlıklı çocuk sahibi olabilir.

Nasıl uygulanıyor?

Hastanın PGT için uygun olup olmadığı değerlendirildikten sonra hasta veya taşıyıcı bireylerden alınan kanda genetik hata araştırılır. Bunun için anne adayı, tüp bebek tedavisine hazırlanır. Elde edilen yumurtalar, baba adayının spermleri ile döllenir. Embriyolar 3. günlerine geldiklerinde (8 hücreli embriyo), içlerinden mikroskop altında1 ya da 2 hücre (plastomer) alınır. Plastomer biyopsisi denilen bu işlemi takiben hücreler genetik tanı laboratuvarına iletilir. Çeşitli işlemler sonrasında, hangi embriyoların hastalığı taşıdığı, hangilerinin taşımadığı tespit edilir. Hastalığı taşımayan embriyolar anne rahmine yerleştirilir. PGT konusu genetiğin bir yan kolu olarak onun kadar hızlı gelişiyor, ancak halen her embriyoya uygulanması kabul edilmemiştir. Uluslararası tıp camiasında genel kabul gören uygulama şekli, bilinen ailesel anomali olduğunda, önceki bebeklerde tespit edilmiş bir kromozom bozukluğu veya tekrarlayan düşükler olduğunda ya da anne yaşının ileri olup kromozom bozukluğu riskinin artmış olduğu durumlardır. Mikroskop altında yapılan bu yöntemin diğer bir avantajı ise, testisi besleyen damarlara zarar vermeden kesi yapılabilinmesidir.

Yorumlar

yorum