Kurban Bayramından Önce Seyahat Enfeksiyonlarına Dikkat!

Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu

Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu

Kurban Bayramı tatilinin dokuz güne çıkmasıyla birlikte pek çok kişi bayramı yurtdışında geçirmeyi planlıyor. Seyahate çıkmadan önce ziyaret edilecek ülkelerdeki enfeksiyon risklerine karşı Yeditepe Üniversitesi Hastanesi uzmanları önemli uyarılarda bulundu.

Özellikle Afrika ve Güney Amerika ziyaretlerinde ülkenin enfeksiyon riskine göre kişilerin aşılanmasına dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, aşılamanın 20 gün önceden yapılması gerektiğinin altını çizerek, aşıların 14 gün sonra etkisini gösterdiğini vurguladı. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Filiz Bakar da 9 aydan küçük, aşısı tamamlanmayan çocukların, seyahat öncesinde aşılarının tamamlanması gerektiği uyarısında bulundu.

Enfeksiyon ülkelere göre değişiyor

Her coğrafik bölgenin kendine has iklim yapıları, florası ve coğrafik bölgeye özgü enfeksiyon hastalıkları olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Enfesksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Bu enfeksiyonların en tipik örneği birçok Afrika ülkesinde ve Güney Amerika’da görülen Sıtma ve Sarıhumma hastalığıdır. Bunların dışında Asya’nın birçok ülkelerinde tifo, Tanzanya’da kuduz, Mısır’da Hepatit C, sivrisineğin çok yoğun olduğu yerlerde de sarıhumma, malarya, sıtmanın dışında, tripanazoma uyku hastalığı gibi bir takım enfeksiyonlar mevcut. Hindistan’da bu dönemde sivrisinekle taşınan, chikungunya adı verilen yeni bir hastalık görülmeye başladı. Enfeksiyon çok kısa bir inkübasyon sonrasında titremeyle ortaya çıkan, yüksek ateş, halsizlik, baş ağrıları ve şuur bozuklukları ile seyreden bir hastalık. Bu ülkelere ziyaret edecek kişilerin mutlaka enfeksiyonlar hakkında bilgi sahibi olmaları gerekiyor” dedi.

Besin zehirlenmeleri tifoyu da beraberinde getiriyor

Prof. Dr. Filiz Bakar

Prof. Dr. Filiz Bakar

Geri kalmış, özellikle hijyeni düşük olan ülkelerde besin zehirlenmelerine sıkça rastlanıldığını belirten Doç. Dr. Sönmezoğlu, Asya ülkelerinden balık gibi hızlı bozulacak gıdaların tezgâhlarda satıldığını, gıda zehirlenmeleriyle birlikte tifo riskini de ön plana çıkarttığını vurguladı. Doç. Dr. Sönmezoğlu, cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda da kişilerin bilinçlendirilmesi gerektiğini belirterek, mutlaka prezervatif kullanılmasını ve Hepatit A – Hepatit B aşılarının yapılmasının şart olduğunu söyledi.

Kasım ayında MERS Coranavirüs ülkemizde görülebilecek

Bir diğer önemli enfeksiyon riskinin de şu dönemlerde Arap Yarımadası’nda baş gösterdiğini söyleyen Doç. Dr. Sönmezoğlu şöyle devam etti; “ Suudi Arabistan’da yarasadan insana, insandan da insana geçme özelliği kazanmış Corana Virüs isimli yeni bir enfeksiyon başladı. Aslında 2012 yılında başlayan bu virüs, bu yılda etkisini gösterecek. Özellikle Hacı adaylarının dönüşüne denk gelen Kasım ayı itibariyle virüsün ülkemizde görülme riski var. Solunum yoluyla bulaşan soğuk algınlığı virüsü olan Corana Virüs, hapşırık, öksürük, boğaz ağrısı ve ateşle seyrediyor. Bu virüs karşısında özellikle KOAH, astım, kronik bronşit hastaları birinci derecede risk gurubunda yer alıyor. Bu hastalığın özgül tedavisi olmadığı gibi ölüm oranı da yaklaşık yüzde 50.  Bu virüsün ülkemize de gelmesi bekleniyor. Virüsün kuluçka süresi ise 2-7 gün arasında etkisini gösteriyor. Hacı adayları, bu noktada mutlaka dikkatli olmalılar. O bölgede maske kullanımı gibi bir önlem almaları korunmak için iyi bir yöntem olacaktır.”

Hindistan, Tanzanya, Afrika Ülkelerine Safariye Nepal, Klimanjaroya gidecekler hangi önlemleri almalı?

  1.            O bölgede kullanacakları ilaçların beraberinde götürülmesi.
  2.            Ülke ziyaretinden önce sıtmaya karşı ilaç kullanımı.
  3.            Rutin olarak Hepatit A ve Hepatit B aşıları yapılmalı.
  4.            Besin zehirlenmesine karşı eğitim alınmalı.
  5.            Sarıhumma ve sıtma için hangi ülkeler risk altında bunların seyahatten önce bilinmesi ve önlem alınması.
  6.            Sivrisinek için kullanılacak solüsyonlar, tenteler hakkında eğitim alınmalı.

Seyahat danışmanlığı alın

Doç. Dr. Sönmezoğılu şöyle devam etti; “Bu konuda kişilerin seyahat edecekleri ülkeye ait enfeksiyon hastalıkları konusunda oluşacak risk faktörlerine karşı, seyahat danışmanlığı almaları gerekiyor. Bu danışmanlık hizmetleri yurtdışında çok yaygın bir uygulama. Bizim ülkemizde de Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nde seyahat danışmanlığı hizmetini veriliyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı sitesinden de seyahat edilecek ülkenin enfeksiyon riskleri ve alınması gereken önlemlerle ilgili bilgilerden faydalanmak mümkün. Bunun yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü’nün travel medicine adı altında her ülkeye özel düzenlediği bir rehber var. Buralardan da faydalanıyoruz.”

Küçük çocuklar risk altında

aglayan-bebek-02Bir yaşın altındaki çocuklarda enfeksiyonun daha fazla görülebildiğini söyleyen Prof. Dr. Bakar, ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraları;

1) Gidilecek ülkede hangi hastalığın sık görüldüğü araştırmalı. Çünkü enfeksiyon nedenleri dönemlere göre değişiklik gösterebiliyor. Bu araştırmalar, Sağlık Bakanlığının ve CDC’nin internet sitelerinden yapılabilir (http://www.hssgm.gov.tr/, http://www.seyehatsagligi.gov.tr/, www.cdc.gov/travel/).

2) Öncelikle çocukların rutin aşılarının tamamlanması gerekiyor. Bunun için hızlandırılmış bir program uygulanabilir. Normalde rutin aşılar çocuklarda 2 aylıkken başlar. Hızlandırılmış programda bebek 6 haftalıkken başlanıp 4 hafta ara ile diğer dozlar yapılabilir. Kızamık aşısı rutin 12 aylık iken yapılır. Ancak kızamığın yoğun olduğu bir bölgeye gidilecekse bebek 6-12 ay arasında ise 1 doz kızamık aşısı yapılması gerekir. 4 yaş üzeri çocuklarda tek doz aşı yapılmış ise kızamık-kızamıkçık-kabakulak olarak 2. doz aşılama gerekir.

3) Gidilecek bölgede yapılması zorunlu aşılar vardır. Bu aşıları bahsettiğimiz sitelerden öğrenebilirler. Meningokok (menenjit) aşısı ve sarıhumma aşısı bu grupta yer alan aşılardır.

4)  Güney Amerika, Afrika, Ortadoğu ve Asya gibi bölgelere seyahat sırasında bulaşma riski nedeni ile önerilen aşılar var ki, kolera, tifo, hepatit A, kuduz ve Japon ensefaliti aşısı bu grupta yer alıyor.

5) Hijyenik olmayan besin ve su alımına bağlı gelişen ishaller (turist diyaresi) en sık görülen sağlık sorunudur. Özellikle Güney Amerika, Ortadoğu, Afrika ve Asya bölgeleri en riskli bölgelerdir. Küçük çocuklar ishale bağlı sıvı kaybına çabuk girmeleri açısından daha dikkat edilmesi gereken grubu oluştururlar.

Bu nedenle;

  1. Gidilen ülkedeki suları imkân varsa kaynatarak tüketin.  1 dakikalık kaynatma suyu mikroorganizmalardan arındırır.
  2. Musluk sularını içmeyin. Dişlerinizi musluk suyu ile fırçalanmayın.
  3. Emzik ve biberonları sterilize edin.
  4. Buz kullanmayın.
  5. Özellikle pişmiş gıda tüketmeye özen gösterin. Salata gibi gıdaları kısıtlı ya da hiç tüketmeyin.
  6. Kabuklu olmayan meyveleri tüketmeyin; kabuklu olanları iyice yıkayıp kabuğunu soyarak tüketin
  7. Pastörize olmamış süt ürünlerinden kaçının.
  8. Ellerinizi sabunlu su ile yıkamaya özen gösterin.
  9. Hijyenik ortam bozuk, elleri yıkayacak ortam bulunamıyorsa mutlaka yanınızda dezenfektan götürün.
  10. Özellikle 6 aydan küçük çocuklarda anne sütü ile beslenme ishalden korunmada en etkin yoldur.
  11. Gerektiğinde kullanılmak üzere yanınıza probiyotik, ORS (şeker ve tuz içeren) paketleri, doktorunuzun önerisi ile azitromisin içeren antibiyotik alın.6) Böcek ve sinek ısırığı ile bulaşan sıtma, sarıhumma, dengue ateşi ve Japon ensefaliti özellikle gelişmemiş bölgelere seyahat eden çocuklarda risk oluşturmaktadır. Böcek kovucu ajanların kullanılması, uygun giysilerin giyilmesi, kapalı ayakkabıların giyilmesi korunmada önemlidir.

 

 

 

 

Yorumlar

yorum