Soğuk Havalara Karşı Kalbinizi Koruyun!

soguklar-ve-kalpAşırı soğuklar kan basıncımızı artırarak kalbimizin yükünü artırıyor Kalbimiz soğukta vücut ısımızı korumak için daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Buna bağlı olarak da kalp krizleri kışın daha yaygın olarak görülüyor. Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan kış aylarında kalbimizi korumanın yollarını anlatıyor.

Soğuklar ve kış vücudumuzu, özellikle de kalbimizi nasıl etkiliyor?

İnsanlar sıcak kanlı canlılardır, dolayısı ile hava soğuduğunda bile vücut ısılarını korumak zorundadırlar. Bu nedenle, soğuk havada ısı kaybını önlemek için vücut kan damarlarını büzerek ısı kaybını azaltmaya çalışır. Ayrıca, enerji üretiminin de artması için metabolizma hızlandırılır. Buna rağmen ortaya çıkan ısı kaybını yerine koymak amacıyla kalp hızı ve debisi, yani attığı kan miktarı artar. Bu sonuçları oluşturmak için de adrenalin başta olmak üzere bir dizi sinirsel ve hormonal mekanizma harekete geçer.  

Sonuçta, tüm bu nedenlerle soğuk havada kalbin iş yükü belirgin şekilde artış gösterir, ayrıca damarlar da daralır. Bu nedenledir ki soğuk havada daha çabuk yoruluruz ve daha çabuk nefes nefese kalırız. Yine aynı nedenle, yani damarlar büzüştüğü, giden kan miktarı azaldığı, azalan o kanın içindeki oksijen de az olduğu için eller, ayaklar, burun ucu ve dudaklar gibi uç noktalar da morarır.

Bahsettiğiniz bu değişimler sonucu hangi sorunlar ortaya çıkabilir?

El ve ayaklarda gangren, kalp yetersizliği olanlarda kalp yetersizliğinde artma, kalp ritmi bozuklukları, koroner damarlarında darlık olanlarda göğüs ağrısı ve hatta kalp krizi ortaya çıkabilir. Üstelik, soğukla karşılaşma ne kadar hızlı olursa tepki de o kadar şiddetli olur. Örneğin soğuk veya buzlu suya düşenlerde bu reaksiyonlar çok hızlı gelişir.

Soğukta kalpte yaşanan değişimler

  • Büzülen atardamarlar sonucunda normalde dokularda olması gereken kanın önemli bir kısmı dolaşımda kalır, bu atardamarlardaki kan miktarının ve dolayısınya kan basıncının (tansiyonun) yükselmesi ile sonuçlanır, ayrıca kalbin yenmesi gereken direnç artar.
  • Büzülen toplardamarlardaki kanın kalbe dönüşü artar, bu da kalbin iş yükünün artmasına neden olur.
  • Metabolizmanın hızlanması nedeniyle vücuttaki atık miktarı artar.
  • Akciğerleri de soğuk etkisinden korumak için bronşlar büzüldüğünden vücuda oksijen girişi azalır ve dolayısıyla dokulara gitmesi gereken oksijen miktarı da ihtiyacın altında kalır. Bunu kapatabilmek için yine dolaşımın hızlanması, yani kalbin daha fazla çalışması gerekir.

Beslenirken öğünlerimizde neler olmalı, neler olmamalı?

meyve-sebzeYine kış günleri insanların fazla kalori almalarına da bahane olur. Kışın soğuk gerekçesi ile genellikle fazla yemek yenir, tatlılara ve hamurişlerine ağırlık verilir. Halbuki durum daha farklıdır.

Kış bir sebze cennetidir. Kırmızı sebze olarak havuç, kırmızı pancar, kırmızı lahana ve balkabağı, yeşil sebze olarak ıspanak, pırasa, brokoli, lahana ve marul cinsleri ve beyaz sebze olarak da kereviz, turp, yerelması gibi kök sebzeler bolca bulunur. İlaveten, kuru baklagiller de bu dönemde bol tüketilir ve çok yararlıdırlar. Buğulama, pilaki veya çorba şeklinde veya yağı aşağıya süzülmek şartıyla bol balık tüketmek de yararlıdır, ancak kızartma veya yağsız tavada ızgara şeklinde pişirilmemelidir. Et ve tavuk da yağsız olmak ve yağda kızartılmamak şartıyla günde 100 gram kadar tüketilebilir. Ekmek, makarna, pirinç ise az tüketilmesi gereken gıdalar arasındadır.

Yine de kimi noktalara dikkat etmekte yarar vardır. Günlük itiyaçtan fazla yenilmemeli, sebzeler olabildiğince az pişirilmeli veya çiğ yenmeli, çorbalarda un ile yağ kavrulmamalıdır. Kışa direnmek çok yiyerek değil nitelikli yiyerek mümkün olur.

Gıda destekleri de önemlidir. Bunlar arasında omega 3, aktif D vitamini, kalsiyum ve probiyotik yoğurt ön planda düşünülmesi gereken destekler arasındadır.

Kış aylarında su tüketimimiz azalıyor. Bu konuda neler yapılabilir?

Bol su içmekten çok yeterli sıvı almayı sağlamalıdır. Özellikle kaloriferli evlerde ev ısısı yüksek (24 dereceden fazla) tutulursa, farketmeden fazla terleme olur. Bu sıvıyı yerine koymak gerekir. Her durumda günlük içecek miktarı (su ve benzerleri) 1,5- 2 litreden az olmamalıdır.

Özellikle yaşlı hastalar, çeşitli nedenlere bağlı olarak mesane kapasiteleri azaldığı için sık idrara giderler ve bundan kaçınmak için de az su içerler. Bu durum da böbrek yetersizliği başta olmak üzere çeşitli durumları ortaya çıkarma riski taşır, yaşlıların bol su içmesini sağlamak gerekir.

Su alımı sağlamanın kış mevsiminde iki kolay yolu vardır, bunlardan birincisi portakal suyu, diğeri ise bitki çaylarıdır. Özellikle bitki çaylarının sık tüketilmesinde vücut direnci açısından yarar vardır.

Kış ayları birçok hastayı yakından ilgilendirmekle birlikte kalp hastalarının özel bir hassasiyet göstermesi gerekiyor. Kalp hastalarına özel önerileriniz var mı?

Genelde yaz aylarında kalp krizi vakalarının arttığına dair bir inanış vardır ama yapılan araştırmalar özellikle kış aylarında kalp krizi tehdidinin daha güçlü olduğunu gösteriyor.  Kalp krizi vakaları kış aylarında diğer mevsimlere göre iki üç kat artıyor. Solunum yolu enfeksiyonları, grip, kış aylarında daha fazla kalori içeren yağlı besinlerin tüketilmesi ve bu kalorinin harcanamaması, daha az güneş ile temasın getirdiği bazı hormonal değişiklikler, kapalı havaların oluşturduğu stres bu durumun nedenleri arasında yer alıyor.

Kış mevsimi, kişilerin pek çok açıdan önceden hazırlanması gereken bir dönemdir. Bu nedenle her türlü kalp hastasının kış için kendi tedbirlerini alması gerekiyor.

Kalp krizi riskinin kış aylarında artmasının nedeni nedir?

kalp-kriziKışın kalp krizi riskinin artma nedenlerinin başlıcaları belirttiğim gibi damarların büzülmesi, tansiyonun yükselmesi, kalbe dönen kan miktarının artması ve kandaki oksijen miktarının azalmasıdır. Bunlara bir de yine aynı etkilerle kan pıhtılaşmasının artması da eklenince, kalp krizleri için uygun ortam ortaya çıkar. Ancak, yine de birkaç koşulun üstüste gelmesi gerekir. Birincisi, kişinin kalp damarlarında kalp krizine yol açmaya müsait bir daralma olması veya belirti vermese de kalp yetersizliği, kapak hastalığı gibi bir kalp hastalığı olması, ikincisi de soğukla ani karşılaşmadır. Bu nedenledir ki, kalp krizlerinin en sık görüldüğü durumlar genellikle kar küremek, karlı havada araba lastiği değiştirmek, buzlu suya düşmek (sauna sonrası şok havuzu da dahil) gibi sıcak ortamdan soğuğa ani geçişin olduğu durumlardır. Gerçekten de, herkesin evinin önündeki kaldırımın karını temizleme zorunluluğu olduğu Birleşik Amerika ve Kanada’da kışın kar küreme sırasında ortaya çıkan kalp krizi ve ani ölümler çok sıktır.

Soğukta ortaya çıkan kalp sorunları infarktüs olabileceği gibi, ani ölüm şeklinde görülmesi de çok sıktır. Kalp krizine yol açmasa da, koroner damar hastalarında ani soğukla karşılaşmak veya soğuk rüzgara karşı yürümek ciddi göğüs ağrısına yol açabilir.

Kalp rahatsızlıkları olanlar soğuk kış günlerine nasıl hazırlanmalılar?

Aslında özel bir hazırlıktan söz etmekten çok dikkatli olmak daha önemlidir. Yaşanılan ortamın ısısı ne sıcak ne de soğuk olmamalıdır. Uygun şekilde giyinilmelidir. Dışarı çıkarken yeterince giyinilmeli, özellikle göğüs ve burun korunmalıdır. Rüzgarlı, fırtınalı, kar yağışlı, yağmurlu havalarda dışarı çıkılmaması daha uygun olur.

Market ve alışveriş merkezlerinde en büyük tehlike, ısıtılan iç ortam ile soğuk dış ortam arasındaki geçişlerde yaşanır. O nedenle bu gibi mekanlara tercihen otomobille gidilmeli ve soğuğun yarattığı risklere bir de alışveriş torbalarının yarattığı yükün eklenerek kalbi daha fazla yormaması için alışveriş poşetleri mümkün olduğunca elle taşınmamalıdır.

Kış aylarında artan hava kirliliği de önemli bir sorun. Bu durum kalp hastalarını nasıl etkiliyor?

Hava kirliliğinin temel etkisi, havanın içindeki oksijen miktarını azaltmasıdır. Bunun yanı sıra havanın içindeki karbondioksit miktarının artışı da sorundur. Havanın içindeki partikül sayısının artışı, akciğerlerde alerjik ve mekanik çeşitli reaksiyonlara yol açarak havayollarını, yani bronşları daraltır, bu şekilde hem infeksiyonlara zemin hazırlar, hem de kanın oksijenlenmesini azaltır. Bu olayların tümü kalp hastaları için son derece zararlıdır

Kalp hastaları için herzaman egzersizin öneminden bahsedilir. Peki kışın egzersiz yapan kalp hastaları nelere dikkat etmeliler?

soguklar-ve-kalp-01Her ne kadar soğuk hava kalp hastaları için önemli bir risk nedeni ise de, bundan daha riskli olanı kış mevsimi bahanesi ile egzersizin kesilmesidir. “Hava soğuk ne yapayım?” gibi bir bahane aslında çok kişinin işine gelir. Bu dönemde yürüyüşler bırakılmamalıdır. Aslında kış mevsiminde havanın dışarı çıkılamayacak kadar kötü olduğu günlerin sayısı mevsimin beşte birini bile bulmaz.  Kalan günlerde uygun giysi ve ayakkabılar seçilerek yürüyüşlere devam edilmelidir. Uygun şekilde giyinilmelidir. Dışarı çıkarken yeterince giyinilmeli, özellikle göğüs ve burun korunmalıdır. Rüzgarlı, fırtınalı, kar yağışlı, yağmurlu havalarda dışarı çıkılmaması daha uygun olur. Ayrıca, kesinlikle rüzgara karşı yürünmemelidir. Salonda veya evde spor yapmaya ise o hastanın hekiminin öngördüğü koşullar içinde bir engel yoktur.

Kalp sorunu olanlar grip aşısı yaptırmalı mı?

Kış önemli bir direnç düşüş kaynağıdır. Bu nedenle kalp hastaları her yıl grip aşısı, beş yılda bir de zatürre aşısı olmalıdır. Sağlıklı kişilerde hafif bir kırgınlık nedeni olan grip ve benzeri soğuk algınlığı tabloları kalp hastalarının en önemli ölüm nedenleri arasında gelir. Bu yüzden aşılar ihmal edilmemelidir.

 

Yorumlar

yorum