El Bileğinden Anjiyo ile Kalbiniz Kontrol Altında!

doc-dr-alp-burak-catakoglu

Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu

El bileğinden anjiyoda, el bileğindeki atardamarlar kullanılarak kalbe giriliyor, bu sayede kalp hastalıklarının tanı ve tedavisini, damarlarda oluşan tıkanıklıkları belirlemek mümkün olabiliyor. Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu, kalp hastalığının ülkemizdeki en önemli kronik hastalıklardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Çatakoğlu “El bileği anjiyosu özellikle sağladığı konfor ve daha güvenli bir işlem olması nedeniyle kasıktan uygulanan anjiyoya göre daha iyi bir alternatif” diyor.

El bileğindeki damardan kalbe giriliyor

El bileğinde bulunan atardamar kullanılarak yapılan ve kalp damar hastalıklarının teşhis ve tedavisi için uygulanan bu yönteme transradial kateterizasyon deniyor. Kasıkta bulunan bir atardamardan gerçekleştirilen anjiyografiye benzer olarak kalp damarları (koroner arterler) el bileğinden girilerek de görüntülenebiliyor ve girişimsel kardiyolog uygun görürse hasta koroner damarlar yine aynı giriş yolu kullanılarak tedavi ediliyor. Anjiyonun kasıktan yapıldığı durumlarda hasta 6 ile 12 saat hastanede gözlem altında kalması gerekiyor. Ancak, el bileği anjiyosu kullanılarak yapıldığında ise aynı gün içinde çok daha kısa izlem süresi sonrası hasta evine gönderilebiliyor.

Koroner anjiyografi nedir?

Koroner anjiyografi (ayrıca kardiyak kateterizasyon veya anjiyo da denir) kalp damarlarınızı ve fonksiyonunu değerlendirmek için yapılan girişimsel bir görüntüleme yöntemidir. El bileğinden koroner anjiyografi sırasında el bileğinizdeki atardamara ince, yumuşak plastik bir sheat (kılıf) yerleştirilir. Bu kılıfın içinden yine yumuşak ve ince plastik içi boş kateterler vasıtasıyla kalp damarlarının çıkış yerine ilerletilir. Kateter özel bir x-ray (röntgen) makinesi yardımı ile koroner arterlere yönlendirilir. Kontrast materyal (anjiyo boyası) kateter yoluyla enjekte edilir ve hareketli röntgen filmleri dijital ortamda kaydedilir. Prosedürün bu bölümüne koroner anjiografi denir. Bu görüntülere ek olarak bazı özel durumlarda ileri görüntüleme ve değerlendirme yöntemleri olan intravasküler ultrason (IVUS), optik koherans tomografi (OCT) veya fraksiyonel akım rezervi (FFR) ölçümleri de yapmak gerekebilir. Tüm bu işlemler lokal anestezi ile yapılır.

el-bilegi-anjiyoEl bileğinden anjiyografinin avantajları nelerdir?

İlk kez 1948 yılında kullanılan el bileğinden anjiyografi 2000’li yılların başında dünyada yaygın kullanılmaya başlanmıştır. Artık çok daha ince ve yumuşak kateterlerle işlemin konforu daha da artmıştır. El bileğinden yapılan anjiyografi sonrası kanama komplikasyonları daha az gelişmektedir. Kasıktan yapılan anjiyografi sonrası hastanın 6 saat yatakta sırtüstü yatması önerilmektedir. Halbuki el bileğinden yapılan anjiyografi sonrası hasta hemen ayağa kalkabilmekte ve yaklaşık 3 saat sonra evine taburcu olabilmektedir. Eskiden sadece anjiyografi için kullanılan bu yöntem balon anjiyoplasti ve stent girişimlerinde de yani kalp damarlarının tedavisinde de kullanılabilmektedir. Bu yöntemden en çok faydalanan hastalar, kilolu olan, yatakta sırt üstü yatamayacak, ortopedik sorunları olan, prostat nedeniyle sık idrara çıkan dolayısıyla erken ayağa kalkması gereken hastalar, yaşlı hastalar ve kronik akciğer hastalığı olanlardır.

El bileğinden anjiyografi öncesi nelere dikkat etmek gerekir?

Bu yöntemin kararı verilirken el bileğinden anjiyografi konusunda tecrübeli bir girişimsel kardiyolog ile konuşulmalıdır. Doktorunuz el bileğinizdeki atar damarı ve dolaşım sistemini kontrol ederek bu yönteme uygunluğunuzu belirleyecektir. Uygun olması durumunda sizi anjiyografi konusunda ve sonrasındaki olası tedavi seçenekleri konusunda bilgilendirecektir.